Bilkent Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Bilkent Escort
O akşam
Ankara’nın soğuk rüzgarı yüzümü yalarken telefonumdaki numarayı bir kez daha kontrol ettim.
Bilkent Escort ilanında gördüğüm fotoğraflar aklımdan çıkmıyordu; o ince belli, dolgun kalçalı kadınla buluşmak için saatlerdir sabırsızlanıyordu.
Escort Bilkent aramalarında en çok dikkatimi çeken oydu çünkü hem eğitimli duruşu hem de mesajlarındaki o açık sözlülüğü beni cezbetmişti. Arabamı
Bilkent’teki o sessiz siteye doğru sürerken kalbim hızla çarpıyordu; bu gece her şeyi yaşayacaktım.
Kapıya yaklaştığımda içeriye adım atmadan önce bir kez daha nefes aldım.
Bilkent Escort olarak tanıdığım o kadın kapıyı açtığında,
Escort Bilkent diye aklımda yer eden o isim bir anda bedenine dönüşmüştü. Siyah dantel bir gecelikle karşıma dikilmişti; memeleri ince kumaşın altında belirginleşmiş, meme uçları sertleşmiş şekilde bana bakıyordu. “Gel içeri,” dedi alçak sesle ve kapıyı arkamdan kilitledi. O an her şey başladı.
Salonun loş ışığında yüzünü daha net gördüm. Uzun siyah saçları omuzlarına dökülüyordu, dudakları parlak kırmızı rujla boyanmıştı. Bana yaklaştı, ellerini göğsüme koydu ve yavaşça gömleğimin düğmelerini açmaya başladı. “Çok sabırsız görünüyorsun,” diye fısıldadı, nefesini boynuma üfleyerek. Parmakları göğsümde gezerken ben de ellerimi beline götürdüm, ince belini sımsıkı kavradım. Geceliğin altındaki çıplak tenini hissetmek beni anında sertleştirdi. O da fark etti; elini aşağı indirdi, pantolonumun üzerinden sikimi sıkıca avuçladı.
“Buraya kadar geldin, o zaman her şeyi yapacağız,” dedi ve dizlerinin üstüne çöktü. Fermuarımı indirdi, boxerımı aşağı çekti. Sertleşmiş sikim yüzüne çarptığında gülümsedi, dilini dışarı çıkarıp başını yaladı. Sıcak, ıslak dili glansımın etrafında döndü, sonra yavaşça ağzına aldı. Derinlere indirdi, boğazının daralmasını hissettim. Saçlarını kavradım, kalçalarını ileri geri hareket ettirerek ağzını sikimle doldurdum. Tükürüğü çenesinden akıyordu, gözleri bana bakıyordu. Her emişte daha da sertleşiyordum. Bir ara çıkardı, eliyle sıvazlarken “Tadı güzel,” dedi ve tekrar ağzına aldı, bu sefer daha hızlı, daha derin.
Dayanamadım, onu ayağa kaldırdım ve dudaklarına yapıştım. Dilimizi birbirine doladık, tadını aldım. Ellerim geceliğini yukarı sıyırdı, çıplak memelerini avuçladım. Dolgun, yumuşak, uçları dimdik. Birini ağzıma aldım, dilimle oynadım, hafifçe ısırdım. O da inledi, belini bana doğru itti. Diğer elimi bacaklarının arasına indirdim; zaten ıslaktı, parmaklarım ıslak amına kaydı. İki parmağımı içine soktum, yavaşça hareket ettirdim. “Daha sert,” diye fısıldadı. Parmaklarımı hızlandırdım, başparmağımla klitorisine bastırdım. Bacakları titremeye başladı, nefesleri kesik kesik geliyordu.
Onu kanepeye doğru ittim, sırtüstü yatırdım. Bacaklarını ayırdım, dizlerinin üzerine çöktüm. Amını iyice açtım; pembe, ıslak, davetkar. Dilimi dış dudaklarına sürdüm, yavaşça yaladım. Tadını içime çektim. Sonra klitorisine odaklandım, dilimle daireler çizdim, emdim. Parmaklarımı tekrar içine soktum, bu sefer üç parmak. O kalçalarını kaldırıyor, yüzüme doğru bastırıyordu. “Yala, daha derin yala,” diye inliyordu. Amının suları çeneme akıyordu. Birden bacaklarını omuzlarıma doladı, kasılarak boşaldı. Sıvısı ağzıma aktı, ben de her damlasını yuttum.
Hâlâ titrerken ayağa kalktım, onu ters çevirdim. Dizleri ve elleri üzerinde, kıçını bana doğru kaldırdı. Amı ve göt deliği gözlerimin önündeydi. Önce sikimi amına sürttüm, ıslaklığıyla kayganlaştığını hissettim. Sonra bir hamlede içine girdim. Sıcak, dar, sıkı. Tamamen gömüldüğümde ikimiz de inledik. Kalçalarından tuttum, sertçe sikmeye başladım. Her vuruşta memeleri sallanıyor, inlemeleri yükseliyordu. “Daha hızlı, sik beni,” diye bağırıyordu. Hızımı artırdım, taşa gibi sertleşmiş sikim amının derinliklerine çarpıyordu. Bir ara elimi uzattım, göt deliğine parmağımı bastırdım, yavaşça içeri soktum. O daha da ıslandı, kasılarak sikimi sıktı.
Bir süre böyle devam ettikten sonra çıktım, onu sırtüstü yatırdım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, tekrar içine girdim. Bu pozisyonda daha derine inebiliyordum. Yüzüne bakarak siktim; gözleri yarı kapalı, ağzı açık, inlemeleri kesintisiz. “İçime boşal,” dedi bir ara. Ama henüz değildi. Onu tekrar çevirdim, bu sefer üstüne oturttum. Amını sikimin üzerine indirdi, yavaşça hareket etmeye başladı. Memelerini tuttum, uçlarını sıkıp çekerken o da kalçalarını savuruyordu. İçinde dönüyor, sıkıyor, yukarı çıkıp tekrar batırıyordu. Terlemeye başlamıştık, tenlerimiz yapış yapıştı.
Bir süre sonra onu kaldırdım, yatak odasına götürdüm. Yatağa attım, üzerine çıktım. Bu sefer yüz yüze, yavaş ve derin. Öpüşerek sikiştik. Dilimiz birbirine dolanırken sikim amının içinde ileri geri gidiyordu. Elleri sırtımda geziniyor, tırnaklarını geçiriyordu. “Daha sert yap,” diye fısıldadı. Tempoyu artırdım, yatağın gıcırtısı odada yankılanıyordu. Birden onu ters çevirdim, kıçını kaldırdım ve amına arkadan girdim. Bu sefer bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. O çığlık atar gibi inledi, tekrar boşaldı. Amı sikimi sıkıyordu, ben de dayanamadım, derinliklerine doğru boşaldım. Sıcak döllerim içine aktı, her kasılmada daha fazla boşalıyordum.
Birkaç saniye öyle kaldık, nefeslerimizi toplamaya çalışarak. Sonra çıktım, yanına uzandım. Ama o bitmemişti. Elini sikime götürdü, yavaşça sıvazlamaya başladı. “Daha yeni başladık,” dedi ve ağzına aldı. Yarı sertleşmiş sikimi tekrar canlandırdı. Dilini topaklarımın etrafında gezdiriyor, emiyor, sonra tekrar ağzına alıyordu. Ben de onu ters çevirdim, 69 pozisyonuna geçtik. Amını yüzüme bastırırken o da sikimi boğazına kadar indirdi. Dilimle amını yalıyor, parmaklarımı götüne sokuyordum. O da boğazını sikime açıyor, tükürüğü her yere bulaşıyordu.
Bir süre sonra tekrar kalktık. Onu duvara yasladım, bir bacağını kaldırdım ve ayakta sikmeye başladım. Bu pozisyonda çok derine iniyordum. Her vuruşta sırtı duvara çarpıyor, memeleri zıplıyordu. “Sik, daha sert sik,” diye bağırıyordu. Terimiz birbirine karışmıştı. Sonra onu yere indirdim, dizlerinin üstüne çöktürdüm. Sikimi ağzına verdim, saçlarından tutarak yüzünü siktim. Boğazına kadar ittim, gözlerinden yaş geldi ama o bırakmadı. Tükürüğü aktıkça daha da kayganlaşıyordu. Neredeyse boşalacaktım ki geri çektim.
Onu tekrar yatağa yatırdım, bu sefer bacaklarını iyice açtım. Amına ve götüne bakarak bir süre durdum. Sonra sikimi göt deliğine sürttüm. “Yavaş gir,” dedi. Tükürüğümle ıslattım, yavaşça bastırdım. Baş kısmı içeri girdiğinde ikimiz de inledik. Santim santim ilerledim, tamamen gömülene kadar. Çok sıktı, sıcacıktı. Yavaş hareketlerle sikmeye başladım. O da kendini bırakmıştı, “Daha hızlı olabilir,” diye mırıldandı. Tempoyu artırdım. Bir elimi öne uzatıp amını parmakladım. Hem götünü sikiyor hem amını parmaklıyordum. O çığlık gibi sesler çıkarıyordu. Birden kasıldı, tekrar boşaldı. Ben de dayanamadım, götünün içine boşaldım. Sıcak döller oraya aktı.
Çıktığımda döllerim amından ve götünden sızıyordu. Onu temizlemeden yanına uzandım. Ama o hâlâ hareketliydi. “Bir daha istiyorum,” dedi ve sikimi tekrar ağzına aldı. Yavaş yavaş sertleştirdi. Sonra üstüme çıktı, amını indirdi. Bu sefer o kontrolü ele aldı. Kalçalarını savurarak sikti kendini. Memelerini tuttum, uçlarını emdim. O hızını artırdı, inlemeleri odayı doldurdu. “İçime boşal yine,” dedi. Ben de tutundum, son vuruşlarda onunla birlikte boşaldım. Döllerim tekrar amına aktı, taştı, bacaklarından aşağı süzüldü.
Gece boyunca durmadık. Ara sıra su içip nefeslendik ama sonra tekrar birbirimize saldırdık. Bir ara onu küvete götürdüm. Sıcak suyun altında öpüştük, sonra onu küvetin kenarına oturttum, dizlerinin arasına girdim. Amını tekrar yaladım, suların altında parmakladım. O da benim sikimi eliyle ve ağzıyla okşadı. Sonra onu arkaya döndürdüm, ayakta amına girdim. Sular sıçrıyordu her vuruşta. Banyo buğulu hale gelmişti. Orada da boşaldım, bu sefer dışarı, kıçına ve beline.
Yatağa döndüğümüzde saatler ilerlemişti. Ama o hâlâ istekliydi. “Son bir kez,” dedi ve sırtüstü yattı, bacaklarını geniş açtı. Ben de üstüne çıktım, yavaş ve uzun uzun siktim. Bu sefer acele etmeden, her santimini hissederek. Öpüşerek, birbirimizin gözlerinin içine bakarak. Ellerimiz her yerde geziniyordu. Memelerini sıkıyor, kıçını avuçluyor, amının ıslaklığını parmaklarımla yokluyordum. O da tırnaklarını sırtıma geçiriyor, “Daha derin,” diye fısıldıyordu. Sonunda ikimiz de aynı anda boşaldık. Ben içine, o da amını sıkarak.
Sabaha karşı yorgun düştük. Yan yana uzanmış, nefeslerimizi dinliyorduk. Vücudumun her yeri onun kokusuyla doluydu. Amının, terinin, döllerimin karışımı. Elini sikime götürdü bir kez daha ama bu sefer sadece tuttu, okşadı. “İyiydin,” dedi kısık sesle. Ben de onun memesini avuçladım, uçunu parmaklarımın arasında evirdim. Bir süre öyle kaldık. Sonra tekrar kışkırttık birbirimizi. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. Onu yüzüstü yatırdım, arkadan yavaşça girdim. Her hareketi hissederek, her inlemeyi dinleyerek. Saatlerce süren bir sikiş daha...
Güneş doğmaya başladığında hâlâ bitmemiştik. Kahvaltı bile etmeden tekrar birbirimize sarıldık. Onu mutfak tezgahına oturttum, bacaklarını ayırdım ve ayakta siktim. Soğuk mermer tenine değiyordu, o ise sıcak amıyla beni sıkıyordu. Her vuruşta bulaşıklar sallanıyordu. Sonra onu salona götürdüm, camın önünde, perdeler yarı açık. Dışarıdan kimse görmese de o risk beni daha da azdırıyordu. Onu cam’a yasladım, arkadan girdim. Memeleri cama yapışmış, nefesleri buğuyu oluşturuyordu. “Sik beni orada herkes görsün gibi,” diye inledi. Ben de daha sert vurdum. Boşalana kadar durmadım.
Öğlene doğru yorgun argın yatağa düştük. Ama o hâlâ arada bir elini uzatıp sikimi okşuyordu. Ben de parmaklarımı amına gezdiriyordum. Bir ara uykuya daldık, sonra uyanıp tekrar başladık. Bu sefer daha tatlı, daha uzun öpüşmelerle. Onu kucağıma aldım, yavaşça indirdim sikimin üzerine. Göz göze, nefes nefese sikiştik. Terimiz kurumuş, yerine yenisi gelmişti. Saçları dağılmış, ruju silinmiş, ama daha da güzel görünüyordu. “Bir daha gel,” dedi boşalırken. Ben de içine son kez boşaldım, her damlasını ona vererek.
Akşama doğru ayrılma vakti geldiğinde vücudum sızlıyordu. Ama aklım hâlâ onun amının sıkılığında, götünün darlığında, ağzının sıcaklığındaydı. Kapıda öpüştük son bir kez. Dili ağzımda gezerken eli sikimi avuçladı. “Bir dahaki sefere daha uzun kal,” dedi. Ben de başımı salladım. Dışarı çıktığımda Ankara’nın havası yüzüme çarptı ama ben hâlâ onun kokusunu taşıyordum. Arabaya binerken bacaklarımın arası ıslaktı; onun suları, benim döllerim karışmış halde.
Yolda giderken aklımdan o gece geçti durdu. Nasıl dilini sikimin etrafında doladığını, nasıl amını yüzüme bastırdığını, nasıl götünü açıp beni içine aldığını... Her detay canlıydı. Evde duşa girdiğimde bile elim sikime gitti. Onu düşünerek tekrar sertleştim, duvar’a yaslanıp sıvazladım. Boşaldığımda onun adını mırıldandım. O geceyi unutmam mümkün değildi. Bilkent’in o sessiz sitesinde geçen saatler, tenimizin birbirine sürtünmesi, inlemelerimiz, boşalmalarımız... Hepsi aklımda yer etmişti.
Ertesi gün işe giderken bile aklım ondaydı. Telefonuma bakıp mesaj atmak istedim birkaç kez. “Dün geceyi unutamıyorum,” yazacaktım. Amının tadı dilimdeydi hâlâ. Öğle arasında tuvalette tekrar mastürbasyon yaptım, onu düşünerek. Akşam eve döndüğümde dayanamadım, tekrar aradım. “Bu gece müsait misin?” diye sordum. O da “Gel,” dedi sadece. Yine aynı yola düştüm. Kapıyı açtığında bu sefer tamamen çıplaktı. Sözün bittiği yerden devam ettik.
İçeri girer girmez dizlerimin üstüne çöktüm. Amını yaladım uzun uzun. Dün geceki döllerimin izi kalmamıştı ama o yine ıslaktı. Dilimle klitorisini emdim, parmaklarımı içine soktum. O saçlarımı kavradı, yüzüme bastırdı. Sonra ayağa kalktım, onu kucağıma aldım. Ayakta sikmeye başladım. Bacakları belime dolanmış, amı sikimi yutmuştu. Odada tur attık öyle. Kanepeye, duvara, yere... Her yere süründük. Yere uzandık, o üstüme çıktı. Bu sefer götünü indirdi yavaşça. Sıkı deliği sikimi kavradı. O zıplarken ben de kalçalarını sıktım. Boşalana kadar öyle devam ettik.
Gece yine uzadı. Ara sıra mola verip su içtik, sonra tekrar birbirimizi yedik. Onu mutfakta, banyoda, salonda, yatakta... Her köşede siktim. Bir ara pencere kenarında, perdeleri açık. Aşağıda arabalar geçiyordu. O cam’a tutunmuş, ben arkadan vuruyordum. “Daha sert, daha derin,” diye bağırıyordu utanmadan. Ben de veriyordum. Boşaldığımda döllerim bacaklarından aşağı aktı, yere damladı. Sonra dizlerinin üstüne çöktürdüm, temizlettim. Dilini sikimin her yerine gezdirtti, döllerimi yutturdum.
Sabah yine yorgun düştük. Ama bu sefer daha uzun kaldım. Kahvaltıyı çıplak yaptık. O tost yaparken arkadan sokuldum, amına girdim. Tezgahın kenarında sikiştik. Yağ sıçradı üstümüze, umursamadık. Sonra duşa girdik birlikte. Sıcak suyun altında birbirimizi yıkadık, sonra yine siktim. Bu sefer yavaş, uzun. Çıkınca yatağa serildik. Öğlene kadar uyuduk. Uyandığımda o sikimi ağzına almıştı. Yarı uykuda boşaldım ağzına. O yuttu, sonra yanıma uzandı. “Alıştım sana,” dedi. Ben de onun amını okşadım cevap olarak.
O günden sonra düzenli görüşmeye başladık. Her seferinde daha vahşi, daha açık. Bir gün onu arabamla aldım, Bilkent ormanlık alana götürdüm. Arabanın arka koltuğunda sikiştik. Dar alanda zorlanıyorduk ama daha heyecanlıydı. Memelerini emdim, amını parmakladım, sonra sikimi soktum. Camlar buğulanmıştı. Dışarıda yürüyüşe çıkanlar vardı belki ama umursamadık. Boşaldıktan sonra onu dışarı çıkardım, bir ağaca yasladım, ayakta tekrar girdim. Toprak, yaprak kokusu karışmıştı terimize. O inlerken kuşlar ötüyordu.
Başka bir gece evinde parti varmış gibi yaptık. Ben onu bağladım. Ellerini başucuna kelepçeledim. Gözlerini bağladım. Sonra vücudunun her yerini yaladım, ısırdım, dövdüm hafifçe. Amına vibratör soktum, açık bıraktım. O kıvranırken ben sikimi ağzına verdim. Boğazına kadar ittim. Sonra amına, götüne sırayla girdim. Her deliğini doldurdum. Boşalırken bağları çözmedim. O öylece yatarak kabul etti her şeyi. Sonra çözüp onu kucakladım, bu sefer tatlı tatlı sikiştik.
Bazen sadece oral yapıyorduk saatlerce. O dizlerinin üstünde sikimi emiyor, ben de onun amını yalıyordum. 69’da uzun uzun kaldık. Tükürük, am suyu her yere bulaşıyordu. Bir seferinde onu ters tuttum, amını yüzüme bastırıp öylece yedim. O da baş aşağı sikimi boğazına kadar aldı. Kanı beynine hücum etmişti ama bırakmadı. Boşalana kadar öyle kaldık.
Bir akşam onu yüksek topuklu ve sadece bir trençkotla dışarı çıkardım. Arabada fermauarını açtım, parmakladım. Restorana girdik, masa altında devam ettik. Kimse fark etmedi. Hesabı öderken onu tuvalete götürdum, kabinde siktim. Ayakta, hızlı, sert. Döllerim içine aktı, o da donunu giymeden çıktı. Yolda arabada tekrar okşadım. Eve varana kadar amı sırılsıklamdı. Kapıdan girer girmez yere yatırdım, öylece yedim.
Bazen rol yapıyorduk. O öğrenci, ben hoca. Ya da o evli kadın, ben tamirci. Her seferinde kıyafetler, sözler değişiyordu ama sikiş aynı vahşilikteydi. Bir gün onu okul kıyafetiyle beklettim. Kısa etek, beyaz gömlek. Kapıyı açar açmaz etekini kaldırdım, külotunu yırtım. Amına yapıştım. Sonra yüzüstü eğip etekli haliyle siktim. “Notunu kırarım yoksa,” diye şakalaştık ama sikiş ciddiciydi. Boşalırken etek de yırtıldı.
Vücudunu her seferinde daha iyi öğrendim. Nerede titrediğini, nerede daha çok ıslandığını, hangi hızda boşaldığını... Amının içindeki o noktayı parmaklarımla bulduğumda zıplıyordu. Götünü sikerken klitorisini ovduğumda çığlık atıyordu. Memelerinin uçlarını dişlediğimde daha da ıslaklaşıyordu. Ben de ona kendi zaaflarımı verdim. Sikimin başını emdiğinde dayanamıyordum. Boğazına kadar aldığında gözlerim dönüyordu. Amıyla sıktığında hemen boşalacak gibi oluyordum.
Bir gece tamamen tersine çevirdik. O beni yönetti. Ellerimi bağladı, gözlerimi kapattı. Sonra vücudumda gezindi. Sikimi emdi uzun uzun, ama boşaltmadı. Amını yüzüme oturttu, boğdu neredeyse. Sonra üstüme çıkıp istediği gibi sikti. Bazen amıyla, bazen götüyle. Ben sadece yatıp kabul ettim. Boşalacağım an durdu, bekletti. Defalarca edging yaptı. Sonunda izin verdiğinde öyle şiddetli boşaldım ki vücudum kaskatı kesildi. O da benim döllerimi yalayıp yuttu.
Başka zamanlar daha romantik olduk. Mumlar yaktık, yavaş yavaş soyunduk. Her parça öpülerek çıkarıldı. Sonra uzun uzun okşadık birbirimizi. Sikiş de yavaştı. Her santim hissedilerek, her nefes paylaşılarak. Boşalmalar da uzun sürdü, dalga dalga. Sonra sarılıp yattık saatlerce. Konuştuk, güldük, yine başladık. O gece hiç uyumadık neredeyse.
Ankara’nın farklı yerlerinde de buluştuk. Otellerde, arabada, hatta bir kez parkatta gece vakti. Risk her şeyi daha keskinleştiriyordu. Bir otel odasında perdeleri açık sikistik. Karşı bina görünüyordu. O cam’a tutunmuş, ben vuruyordum. Belki biri izliyordu. Bu fikirle daha sert boşaldık. Sonra onu yere yatırıp döllerimi yalattım.
Zamanla vücutlarımız birbirine alıştı. Ben onun amının şeklini, kokusunu, tadını ezberledim. O da benim sikimin damarlarını, sertliğini, boşalma şeklini... Artık sözsüz anlaşıyorduk. Bir bakışla pozisyon değişiyorduk. Bir dokunuşla tempo artıyordu. Saatlerce sikişip yorulmadan devam edebiliyorduk. Ara sıra sadece oral, ara sıra sadece parmak, ara sıra her şey bir arada.
Bir gün onu tamamen tıraş ettim. Amını, götünü, her yerini. Pürüzsüz ten daha da hassastı. Dilimle gezerken zıplıyordu. Sonra öylece siktim. Kayganlık artmıştı. Döllerim daha belirgin akıyordu dışarı. O da benim sikimi ve taşaklarımı tıraş etti. Her şey daha çıplak, daha açık hissettiriyordu.
Bazen oyuncaklar kattık. Vibratörler, kelepçeler, kırbaçlar, anal pluglar... Onu plug takılı halde siktim amından. Her vuruşta plug hareket ediyor, onu daha çok uyarıyordu. Bir seferinde iki deliğini birden doldurdum; sikim amında, dildo götünde. O delirdi neredeyse. Boşalırken ağladı keyiften. Sonra rolleri değiştik, o bana plug taktı, öylece emdi sikimi.
Dışarıda da devam ettik. Sinema da karanlıkta parmakladım onu. O da benim fermuarımı açıp sıvazladı. Film bitmeden çıktık, arabada bitirdik. Bir konserde kalabalıkta okşadık birbirimizi. Kimse fark etmedi. Heyecan doruktaydı. Eve zor vardık.
Her buluşma bir öncekinden farklıydı. Bazen vahşi, bazen tatlı, bazen riskli, bazen rahat. Ama hep açık, hep doyumsuz. Vücudu benim için bir evdi artık. Her köşesini gezmiş, her deliğini doldurmuştum. O da benimkini. Birbirimizin döllerini, sularını, terlerini yutmuştuk defalarca.
Bir akşam yine aynı sitede, aynı kapının önündeydim. Kapı açıldığında yine o gülümseme, yine o beden. Bu sefer kırmızı bir elbise vardı üzerinde. İçeri girdim, elbiseyi yırtar gibi çıkardım. Altında hiçbir şey yoktu. Direkt yere indirdim, amını yaladım. Sonra çevirdim, götünü. İkisini birden dilimle yokladım. O kıvranıyordu. Sonra sikimi sırayla ikisine de soktum. Gece yine uzadı. Ara vermeden, doymadan, bitmeden...
Sabah çıktığımda bacaklarım titriyordu. Ama mutluydum. Ankara’nın trafiğinde ilerlerken aklım yine ondaydı. Bir sonraki mesajı, bir sonraki buluşmayı düşünüyordum. Amının sıkılığını, ağzının sıcaklığını, inlemelerini... Hepsi canlıydı hâlâ. Ve biliyordum ki bu böyle devam edecekti. Her seferinde daha fazla, daha derin, daha açık. Çünkü ikimiz de birbirimizin tenine, kokusuna, boşalmasına bağımlı hale gelmiştik. Ve bunu saklamıyorduk.